• 2 haftadır kafam yerinde değil. Basım donuyormus ne kadar hızlı döndüğünü yavaşladığındq farkettim. Bugün. Çok korkak biri olmuşum ben insanlardan çok korkuyorumusum. Yapabileceğim hataları hayal edip cadı gibi avlandigimi gerçek sanıyorum ki sanıyor olmalıyım ki yapmadigin yanlışlardan kaçıyorum. Hiçbir şeyim kalmamış elimdeki tek şey pek de beceremedigim resim. Belki burada pek bır anlam ifade etmez ama devasa bir iddiam var , bu tutkuyu kaybetmektense babamı kaybetmeyi tercih ederim. Ne aci. Herşeyi yoluna sokmam gerekiyor. Sargent in portresi adamın gözleri yüzü uyanma saatlerim. Ne hatalar yapmışım bu hafta. Kendime gelmem gerekiyor. Bir subay gibi disiplinli bir aşık gibi tutkulu olmam gerekiyor. Parmagimi koyduğum herhangi bir yer doğru yöne sıçramali. Uyan , okula git, yüzü bitir, bolonya. Hepsinden önemlisi kafanı karıştıracak herşeyden uzak dur. Erkeklerden ve kadinlardan uzak dur.sabah 5.30

    bugun reddedildin bunun bir daha tekralamasina izin vermeyeceksin, o orospu çocukları istemeseler de seni görecekler. Orospu cocuklari…

    26 Nisan 2025

  • ben

    Yazan:kocabebe

    Otoportre konusu biraz karmaşık. Yazması ise daha basit. Görüntüyü yazmak bir fotografmis gibi yazmak. Siyah ve beyazın biraz sarılık lüzumsuz yerlerde pembelik var. Derim biraz mat oldukça yaralı. Farklı ışıklarda doku da farklilasiyor. Ara ara bir erkek gibi traş oluyorum bunun betimlemeye bir katkısı olmasa da akış gereği lüzumlu. Saçlarım kap kara ve biçimsiz. Beceriksizce kesilmiş olduğu belli. Arkasini ise yillardir görmedim ensem sadece bir his . Varlığını bilmiyorum görmedim ama hissediyorum. Sanırım güzelden çok yakışıklıyım bunun nedeni bebeksilikten uzak yüz hatlarim. Uzun bir burun keskin siyah gözler küçük bir ağız dar bir çene çok çok dar ucunu doğru da sivriliyor zaten başka bir çaresi de yok. Dişlerim çarpık ,dudaklarım buzusuk. kulaklarım da uzun ve sivri. Fakat tüm bunların arasında yüzümü en hatırlanır kılan dümdüz alnım. Kaskatı sert bombesiz alnım. Bakması keyifsiz fakat analiz edilmeye davetkar biriyim. Çok isterdim burnumu yaptırayım kendime bakıp başkalarıyla paylaşmak için can atayım. Sevgilim olsun gezip güzelliğimizle insanlari kendimize hayran bırakalım. Elimizdeki güç varlığımızın yeterliliğinden sebep olsun. Cesaretim yok aklım ise hiç müsaade etmez.

    5 Nisan 2025

  • Zaplanmadan kacmak

    yazan:kocabebe vs zaman

    sababurg, kassel, nasip olursa bad wilhemshohe. 0.30 otobüsu. Sulpirin etkilerine göre eylemlerimi gözden geçirilen bir sigara daha içip uyurum. Sabah aynanın karşısında az hasarlar almak dileğiyle…

    4 Nisan 2025

  • bu yazi kime ait bilmiyorum…

    yazan:kocabebe vs zaman

    onemli ne söylenebilir ki. Önemli pek birşey kalmadı. Hiçbir şey boşluktan büyük gelmiyor artık. Zamanin hepimizi yendiğini kaderin üstüne söylenecek söz direnecek bir tehdit kalmadı. Intihar bile sıradan. Inanç gülünc , destanlar basit geçmiş sadece bir öykü gelecek ise düşünmeyi gerektirmeyecek ölçüde yakın belki saniyeler içinde belki şimdi. Wagneri izliyorum bir binada parzifal, 2005 sonrası doğmuş liseliler oradalar içimden onları betimlerken ter kokulu hormonlu seks için yanıp biten pis ahlaksız sürüsu demek geliyor lakin korkutucu vahsilikleri zamanımızın en gerçek ögesi.dalga geçiyorlar anlamla dalga geçiyorlar. Ağlıyorum. Oyuncular seyirciler hepimiz ağlıyoruz. Herkes terk ediyor binayı. Eve yuruyorum yine bosluktayim. Hic hissetmedigim derinliğe özlem duyuyorum.

    1 Nisan 2025

  • schitt,alman kız ve sinek

    yazan:kocabebe

    David foster Wallace in röportajını dinliyorum. Alman bir gazeteci kızın sesini duyuyorum. Kendini yalniz hissettirmemeyi hedeflemeli güzel sanat diyor kız, bir yerde duymuş. DFW bir şaka yapıyor o an anlaması zor olmuş olmalı, düşüncelerin tamamlanmadığı bir ortam var bir süredir. Kesik kesik cümleler , henüz bir noktalama olmadı 45. Dakikadayim. Sanki hiç nefes almadı ya da hiç nefes vermedi ve tahminimce alman kızı da endişelendiriyor bu durum. Schitt sesini duydum. Öğle saatlerinde yılani oldurseleri izledim. Türkiye’yi sevdiğimi düşündüm. Türkan Şoray rejisorlugunu yapmış başrolünde de oynamış. Kitabını çok severim. Destanin büyüklüğüne genişliğine basitliğine gerçekliğine hayran kalmıştım. Vatandaş olamadım. Sahip olmam gerektiğini düşündüğüm bir etiket olmadı. Intihar etmeden bahsetti DFW. Ters oldu duzelteyim. Orta üst sınıfın çocuklarına verdiği görev -benim de görevim bu idi buyurken- ben en önemli olandim benim mutluluğum herseyden önemli olandi. Uyuşturucuya olan egilimim de bundanmis öyle söylüyor,yalnis gelmiyor. Bu yaşta yüzleşiyor olmak gogusumu yakıyor. Boşluk verdiler bana büyürken ne bir görev ne bir amaç ne bir yön ne bır inanç. Şimdi psikolog gezip birinin bana senin suyun var demesini bekliyorum. O boşluk biraz dolabilsin diye.

    Kendini yalniz hissettirmemeyi hedeflemeli güzel sanat diyor kız, bir yerde duymuş. Bosluk doldurmayı bekler ya denedim, ihtimaller arasından çevremde en sık rastladigimi seçtim. Güzel olmak istedim yıllar önce idi bu, çok küçükken fakat bunu basit bir rastlantı ile değil tam da ergenliğin getirdigi çirkinlik ile bunyeme dahil ettim. Babam da 2 3 yil sonra güzellik uğruna ailemizi hadım etmeye karar verdi. Yeni bir arayışa çıktım bilgili olurum dedim o zamanlar da o anlamlı gelmişti. Guzelligin acısı vucudumda yuzumde açtığım yaralarla beni hep takip etti. Babamın öfkesi şimdi yüzümdeki sırtımdaki kalcalarimdaki yaralarda yatiyor. Kronolojik olmaması için uğraşıyorum. Zamanla olan ilişkimi kestim. Dogumum da geç olmuş belki de hiç hesaplayamamisim. Midem bulaniyor bunları anlatirken. Ne kadar sığ ne kadar asagilik olduğumu her saniye DFW kulağıma fısıldıyor. Kendindem nefret etmek bile banal geliyor artık edemiyorum da , midem bulanıyor sadece yüzümü yaralamak istiyorum yüzümü aynalara vura vura kanin sicakliginda bayılmak istiyorum.derimin yanmasindan herkesin basucumda bekleyip bir sonraki kelimelerine kendimi hazırlamaktan yorulmadim uyustum. Ne kendime bakabiliyorum yanımda birileri belirmeden . Evim yok , ne ait olduğum bir dil var. Bir köpeğim bile yok. Sadece utaniyorum varligimdan. Mitolojiyi sevecek gibi oldum bugün 30 35 dakika sonra diğerleri konusmaya başladı pezevenkler..hep haklilar üstüne üstlük. Utanıyorum hem kendimden hem de kendimden 35 dakikadan fazla uzak kalamamaktan

    Geçen hafta bir saniyeliğine sineğe dönüştüm, samsadan bağımsız bir konu, şimdi pek bağ kuramiyorum o günlerle ama vardı biliyorum. Bahariyede yuryordum aklımı maybetmekten korktugumu kendimden korktugumu hatirliyorum. Yalnız kaldığım anlarda çevremdeki kalabalığın da etkisi ile yüz kaslarim gevsiyor gozlerim kayacak ve bayılacak gibi oluyor ve bunun olmasını önlemek için vucudumdaki kaslar gerimgerim geriliyordu. Bahariyedeyim sureyyaya yakın ya ilerisi ya biraz gerisi. Dayanmayi bir anligina unutsam aklımi birsey yakalayacak ve kim bilir benimle neler yapacaktı. Bu korku bu şüphe ensemde gözlerimi açık tutmaya çalışıyordum. Kulağıma hisimla bir sinek yaklaştı gözlerimi kapadım aynıanda elimi onu savmak için havaya kaldırdım. Kurduğum savunma mekanizması o an durdu ve bir sineğe dönüştüm. Akılsız bir sinege.

    Zaman benim için ileri ver geri olmayı bırakalı çok oldu. Coğrafya bilmem bir vatandas olamadım, dilim yok evim yok bir kopegim bile yok.

    oysa ki en önemli ben idim en önemli olan benim mutluluğumdu ama ben akılsız bir sinek oldum.

    1 Nisan 2025

  • hiçbir ağıt sizlere layık değildir

    Başladım, evet uzun zaman oldu şimdi yazıyorum da, aklımdaki tek şey- bu bir kaşıntıya benzetilebilir- burada daha önce yazdığım 4 yazı birbiriyle neredeyse aynı taslağa sahip. Bilgisayarda yazmıştım. 5. yi yazicam hatta yazıyorum da , telefondan yazıyorum telefondan sayfayı duzenleyemem.bilmiyorum.ogrensem bile bilgisayardaki ile aynı olmaz. Boyle sıkıntılar çok geliyor başıma. Aslında bunları gerçekten olduğu gibi tüm gerçekliğiyle yazmayı çok isterdim tüm metinlerin yazı tipleri italik harflari buyuklukleri paragraf arası bosluklari hepsinin birbiriyle aynı olmak zorunda olduğu ve bu ihtiyacın bana ne kadar ağır geldiğini hepsini uzun uzun anlatmayı isterdim fakat bunun ne büyük bir simariklik ve ne küçük bir dert olduğunu kafamda sizlerle yaptığım kısa bir toplanti sonucunda konuşulmaya değer bulmuyoruz.Teşekkür ederim. Beni asla yalnız bırakmadınız.

    sizin sadik köleniz

    kocabebe.

    Not. Sayfa düzenini en kısa zamanda yenileyeceğiz.

    22 Aralık 2024

  • Çatlayan Surlar

    boş zaman soruları

    yazan. kocabebe

    İlk seferinde büyük bir huzursuzluk vermiş olmasının hemen ardından bir tane daha. Öyle ya da böyle hazmedilmişti. fakat üç… üç kabul edilemez. Sanki kazanacağıma emin olduğum yarışı ya da her anını ön görebilecek kadar antreman yaptıgım maçı kaybediyor ve tüm üstünlüğü ona veriyorum. gönül isterdi ki bu üstünlük benden baskı ile kaba kuvvet ile alınmış olsun. Ne yazık ki hepsi benim gösterdiğim zayıflık hatta kendini beğenmişliğin ürünü. Gücü, galibiyeti ben teslim ettim. Ve hala onun sesini duyar gibiyim “Belki de bunu isteyerek yaptınız… belki de artık… belki de..”. Hatırladığım tüm yaşamlarımda değişmez olan ve doğam haline gelmiş olan , tamamen kendi güvenliğim için düzenlediğim akıl oyunlarında gösterdiğim gelişmenin en sonunda kendime açtığım savaşla yıkılacağını ne yalan soyleyeyim hiç planlamamıştım.

    Konuşma normalin aksine hızlıca başlamış soru cevap denilebilecek bir düzende devam ediyordu. O daha sorusunu toparlamaya çalışıyor ben de konuşmak için hevesle sıramı bekliyordum. hiç durmadan konuşmak istiyor, hatta onu alt etmek için gelecekte sorabileceği olası sorulara önceden cevaplarımı hazırlıyordum. neredeyse harika bir ritmi olan bu düşüncelerin bu seslerin ağzımdan duraksamadan, benim aklımın bile kontrolunden geçmeden akışı bana büyük bir haz veriyordu. Yıkıcı ve üstün zekamı gösteren düşüncelerimle gittikçe genişleyen zihnim artık sınırlarını terketmiş cok daha büyük bir amaç için düşünüyorlardı. Omuzlarımın dikleştiğini oturuşumun altımdaki sandalyeden taşdığını, agzımın kenarindaki pis gülüşü ara ara hissedebiliyordum. Ta ki.. İkimizde farkındaydık, yapmamam gereken söylememem gereken birşey çıkmıştı ağzımdan. hata yapmıştım.O da duymuştu ben de duymuştum en azından sessizliği duyduğuma eminim. Durdum, tahmin ediyorum ki o da durmuş olmalı. Gözlerim sağa sola mümkün olan her yone devrildiler beni bu rezillikten kurtaracak tek bir düşünceyi bulup beni kurtarabilmek için dönüp durdular. Düşünceler kafamın içi hariç odanın herhangi bir yerinde dolanıyor olmalılardı ki kurtuluşumu aptal bir kahkahada buldum. Ne yazık ki yaşadığım mağlubiyet şu kelimeler ile tasdiklendi.”Bugünlük bu kadar yeterli sanırım.Bir sonraki seansta görüşmek üzere” .Sesindeki tebeüssümü duymak pek de zor değildi.

    12 Ekim 2024

  • Tek Gözlü Köpek ve Brian Eno

    boş zaman soruları

    yazan. kocabebe

    Stefano ile yakınlığım benzerliğimizin sonucu olsa gerek. Belki de o zaman siyah deri ile kaplı mıknatıslı defterime yazdığım yazılarda en cok onu konu almış olmamdan. yazmaya neden başladığımı bile bilmiyordum bugun de bilmiyorum. belki de stefano gibi nöronlar arası bağlarımın pek de sağlam olmayısı eskisinden daha cok huzursuz veriyordur. o zamanlar brian eno dan duymuştum her ay bir defter bitiriyor hepsini büyük beyaz çalışma odasında biriktiryormuş. belki 30 40 defter vardı arkasında. birkaçını gösterdi hepsinin üzerinde sadece ay ve yılı gösteren sayıların son iki hanesi yazılıydı. benimkinde de agustos 23 yazılı.

    çok ciddiye almamak lazım fakat aynı roportajda soyle demişti bay Eno ” gençler eğer şansınız varsa ” kamerayla göz teması ve zum ” asla çalışmayın” …

    olabilecek en kaliteli hayatı yasadıgımı dusunurdum o zamanlar. sadece kurslara gidiyor boş zamanımda orta yaşlı bir çiftin- ciftin iki değil üç anlamına geldiği istisnai durumlardan biri oldugunu belirtmem gerekir- işlettiği eski fi tarihinden kalma bir kafede zamanımı harcardım . harcamak kulaga ezmek, çarçur etmek hatta sokağa fırlatmak gibi gelse de ben oldukca verimli kullandıgıma ikna idim. Kafeye girip çıkan müdavimleri dinliyor, konuşmalarından anladığım kelimeleri birleştirerek doğru düzgün bir cümleye çevirmeye çalışıyordum. zaten italyanca benim için bundan pek ileriye de gidemedi. Kafeye gelenler 3 e ayrılıyordu. 3 kişilik çiftimiz ve akrabaları, müdavimler ve kafenin itibarını oluşturan işe yaramaz alkolikler. işe yaramamaları alkolik olmalarından kazandıkları bir ünvan değildi, müdavimlerin büyük bir kısmı da alkolikti fakat bu işe yaramaz sefillerin ne yazık ki ikinci bardaktan sonrasını karşılayacak kadar cepleri dolmuyordu.

    10 Ekim 2024

    Daha fazla hatırlamak istedim, unuttuklarımı da burada hatırlamak istedim. Maria.. çiftimizin demirbaşı Şerefe Kafesi’nin – bar cheers ismi ile anılsa da ingilizce bilmeyen bu üç kişinin bu isimde kolaylıkla ve ortaklaşa bir karar vermeleri düşünülecek gibi değil- herneyse… Evet , Şerefe Kafesinin sahipleri Patron Maria, baba Pasquale ve Pepe. Ahh Tatlı Pepe… Baba Pasquale güneyde biryerlerde doğmuş fakat bunu anlamak için İtalyan olmanıza pek de lüzum yok.Diğerlerinin aksine sadık bir güney askeri gibi diyalektini hiçbir zaman bırakmamış.bir kahve sipariş eden herhangi bir “milanese” ile bar önü sohbetinde Pasquale nin emin ve baskın, biraz ince ses tonuyla -güldüğü zaman hatrı sayılır bir inceliktedir- milanesenin gözlerindeki karmaşa yanyana geldiğinde gerçek bir kontrast oluşturur. Kahvesinin yanında hoş bir sohbetin ikram edilmesini bekleyen adamın beklediğinin aksine neredeyse hiçbir şey anlamadığı ortadadır. Diline olan sadakati ter kokusu asker ruhu yarım aklı iri vücudu ve gerçek bir baba olmasının yanında Pasquale yi çok daha iyi anlatacak tek şey yemek masalarının tam arkasına asılmış olan tablodur.

    10 Ekim 2024

  • Sandalyeler kaça Ayrılır’!

    bos zaman soruları

    yazan. kocabebe

    spastikler otistikler tahtası eksikler ve beceriksizler…

    a ve b birbirleriyle bağlantılıdır. bağlayan ise İ dir . İ ve İ nin varyasyonları birbirlerine değişkenlik gösterir. a ve b İ ile her ilişkisinden İ nin değişkenliğinden etkilenerek çıkar ve aİ ve bİ e dönüşür. aİ ve bİ yi bağlayan İ ise İ nin yoklugunda a ve b hiçbir ortaklık göstermez. Fakar İ varyasyonlarından herhangi biri (İ”) dahil oldugunda aİ” ve bİ” uzantılarına dönüşecek. İ ve İ” a ve b ile temasından aİ, aİ” ve bİ, bİ” üretir. Üretir mi dönüştürür mü öncelik bu olmalı. bu

    bunun bir adı var mı bilmiyorum fenomenoloji ve denklem falan olabilir emin değilim. İ ve İ” ortak dünyada olduklarını hissetmeli ve buna hemen bir isim verilmeli…. ya da sadece.. bilemiyorum.

    not: şimdilik not yok

    9 Ekim 2024

  • 10 adet 30 biraz 1 ve fotoğraf etkisi

    boş zaman soruları

    yazan. kocabebe

    kendi kartımda para kalmamiş.. 20 tl başkasından. başkasından para alabilecek başkası. OingoBoingo şarkısı- küçük kızlardan hoşlanıyorlar*. yine de güzel yoksa annenle dinlerken yanlış kılığına mı giriyor. annen def ediyor. def işime yarıyor aplikten daha cok yarıyor kesinlikle. noktalar,,,v,rgüller .-*!’^+%&&/(=) yerleri görevleri anlamadan kullanılan işaretler. anlamadıgım cok açık diğerleride anlamıyo. demir ustası virgülü noktalı olanı yanlış yere koymuş eğitimli adamın aşağılamasına maruz .

    Babamın hala haberi yok. havada görünmez kağıtlar ucuyo. malikane çatıları eğitimli güvercin boku ile dolmuş.

    beni ne kadar görürsen o kadar fotograf etkisini patlatıyorum. PAT PTA PAT(pat da işe yarar)

    birazdan bir çocuk rahimden cıkarken ilkkez nefesimizden alacak. vajinadan cıkarken hangi uzvu en son aramıza katılır bilmiyorum. son parçası aramıza katıldıgında bilmemkacıncı nefesinde çoktan alışmış olacak. NEEFEESS AAAAALL IHHHHHH NEFEES VEEEeerr PUUuhhh neFEs aAaaLL nefes veer neffe.e…. puh

    vajina ve penis daha onceden cok kez yaptıklrı harf işaret ses uyumu toplantılarınının sonucunda eğer şanslılarsa bir karar alacaklar. hastane çalışanları devlet daireleri kayıt ofisleri banka çalışanları üniversiteler anaokulları hepsi bu kararın açıklanmasını bekliyor. 15 yaşındaki ilk kız arkadaşı tek eli eteğinin arka cebinde diğeri ile telefonu iyice kavramış gergin tuşlamaya hazır parmakları ve kabarmış kulağıyla mavi dolmakalemin kağıt üzerinde cıkadığı sesi duymaya calısıyor hhhaaarrt huuurtt khaart khhutr

    aramıza hoşgeldin ahmet

    8 Ekim 2024

WordPress.com’da Blog Oluşturun.

  • Abone Ol Abone olunmuş
    • Site başlığı
    • WordPress.com hesabınız var mı? Şimdi oturum açın.
    • Site başlığı
    • Abone Ol Abone olunmuş
    • Kaydolun
    • Giriş
    • Bu içeriği rapor et
    • Siteyi Okuyucu'da görüntüle
    • Abonelikleri Yönet
    • Bu şeridi gizle